
"Ben teknik olmak istiyorum" diye dahil olup sonunda kendimi sahne üzerinde bulduğum bu grup, TU Delft'in Kültür İşleri'nin bir parçası, biraz da Temel fıkrası gibi: Ispanyol, Italyan, Rus, Güney Amerikalı, Hollandalı, Yunan ortaya karışık. Zaten yönetmen de Peru/Arjantin karması hafiften çatlak bir hatun olunca, gör şamatayı.
Oyuna gelirsek, oyun Italyan yazar Dario Fo'nun pek bir meşhur oyunu "Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü"nün bir uyarlaması. Hikaye şöyle: Bir anarşist sorgu sırasında "kazara" polis merkezinin camından düşerek ölür. Tesadüfen polis merkezinde bulunan bir deli bu olayı araştıracak yargıcın yerine geçer. Aslında anarşiste ne olduğunu ortaya çıkarmaya çalışırken, polisin ve devletin çürümüşlüğünü ironik bir biçimde gözler önüne serer.
Esas metin sokak tiyatrosu için uzun ve detaylı olduğundan, yönetmenimiz bunu uyarlayarak gerçek hikaye ve delinin hikayesi olarak 2 kısıma ayırdı. Delinin hikayesi tamamen mor bir sahne üzerinde, biraz da masalsı bir komediyken, gerçek hikaye toprak renklerinde bir sahnede, drama şeklindeydi. Benim rolüm de asıl metinde olmayan Delinin Alman Hemşiresi gibi gayet çakma bir roldü. Aşağıdaki resimde görüleceği üzere gayet nemrut, sarışın bir hemşire oldum :) Her ne kadar pek başarılı bir oyuncu olmasam da arada kaynayıverdim. Yağmur altında makyaj yapmakla, rüzgardan üzerimize yıkılan dekorlarla yorucu ama çok eğlenceli bir haftasonuydu, ama hiç elime spot alamadım ya ona yanarım.

No comments:
Post a Comment