18 October 2012

Elegant shoes vs. Eda

Elegant shoes? Really? 












07 October 2012

Piyanist vs. Anvers

Sokak müzisyeni kolay iş mi? Bestecilikten ve konserlerden gelen gelir kesilince, Martinus Wolf amcam (www.martinuswolf.com) çareyi sokak piyanistliğinde bulmuş. Anvers'in en kalabalık caddesinde, baya da güzel çalıyor kendisi. Ama piyanoyu şehre getirmek o kadar da kolay değil. Taşımak pahalıya gelince 40 kilometreyi 300 kiloluk piyanoyu iterek gelmiş, bakınız burada:


Bir de bunun geri dönüşü var tabii, bakalım o zamana kadar yeterince para kazanabilecek mi?

16 September 2012

Ehliyet vs. Bakkal

Hani derler ya, " kardesim, ehliyeti bakkaldan mı aldın"diye.

Gercekten bakkaldan alınabiliyormuş ehliyet, karşınızda Eindhoven Bakkal Sürücü Kursu:



Bu da web sitesi:


02 July 2012

Eda vs. Tatil

Sonunda perşembe gunu tatile çıkıyorum! Ama rotam oldukça karmaşık: 5 Temmuz: Eindhoven - Schiphol - İstanbul 6 Temmuz: İstanbul - Ankara 7 Temmuz: Ankara - İstanbul - Bodrum 14 Temmuz: Bodrum - Ankara 15 Temmuz: Ankara - İstanbul - Eindhoven Bu kadar uçak (ve arada bir otobüs) yolculugu ile 10 günde karbon ayak izim feci seviyede :(

06 June 2012

Eda vs. sekreter başvuruları

Bu aralar (tahminen) e-mail adreslerindeki bir karışıklık nedeniyle ardı ardına sekreter başvuruları alıyorum. İşin daha komik kısmı, gönderilen CV'lerin hepsi Italyanca. Yalnız başvuru sahiplerinin hiçbiri, CV'lerini doğru düzgün bir e-mail eşliğinde göndermedikleri için, hangi firmanın sekreter seçiminde bu büyük rolü oynadığımı hala çözemedim.

Google translate sağolsun, sekreter adaylarının yetenek ve iş tecrübelerine yakından göz atma imkanım oldu. Biyolog mu ararsın, mühendis mi, ne ararsan var. İşsizlik zor zanaat canım.



İlk gelen 2-3 kişiye geri döndüm, yanlış e-mail adresine ulaştınız diye. Sonra baktım bunun ardı arkası kesilmiyor, "Yanlış adrese başvuru yapana da, başvurusunda adam gibi firma adı yazmayana da, hatta yanlış e-mail adresi verene de, bütüüün başvuruların e-mail cennetini boylaması müstahakdır." diye cevap atmamaya başladım. Hatta bir de "iletişim danışmalığı asistanlığı" imiş pozisyonun cafcaflı adı, baştan kaybettiler diyelim.


05 March 2012

Eda vs. Belastingdienst

Yaklaşık 6 aydır Belastingdienst (vergi dairesi) ile düzenli bir ilişki içindeyiz. Sağolsun bana her hafta mektup yolluyor, hatta 3'er 3'er yolluyor. Nedenine gelirsek: Öğrenciyken aldığım sigorta yardımlarının sigortam olmadığı için geçersiz olduğuna karar verip geri ödememi istemesi. Aslında o dönemde var olan bir sigortamın olması ise olayların karıştığı nokta.

Tabii önce Hollanda'da devlet yardımı (!) sistemi nasıl işliyor ondan bahsetmek lazım. Bu ülkede geliriniz belli bir seviyenin (yıllık brüt 25000 €civarı) altında ise devlet yardıma başvurabiliyorusunuz. Yabancı öğrenciler sadece sağlık ve kira için başvurabiliyor, eğer ek koşulları da karşılıyorlarsa. Ama devlet "Bakalım bu yardımı almaya hakkın var mı" demek yerine trink ödeme yapıyor, sonraki 5 sene içerisinde durumu değerlendirip ya "tamamdır birbirimize borcumuz yok, önümüzdeki senelere bakalım" diyor, az ödemişse üstünü veriyor, fazla ödemişse de söke söke farkı alıyor.

Tabii bi söke söke alma kısmı öyle kolay olmuyor. İlk mektubumu Eylül ayında aldım:
- Biz geçenlerde hesapladık, 2009 yılında bu kadar yardım almışsınız, ama hakkınız şudur. Farkı ödemeniz lazım.
Sonrasında 2. mektup geldi:
- Hani size hesapları yollamıştık ya, alttaki çek ile ödeme yapabilirsiniz. Ama isterseniz taksitle de ödeyebilirsiniz.
Hemen ardından 3. mektup geldi:
- Hani biz size çek yolladık ya, şimdi onu tek seferde ödeyecekseniz şunu şunu yapın, yok taksitle ödeyecekseniz 24 ay şu kadar ödeceyeceksiniz (hani 6 aya bölsek de çabuk bitse diye bir şey istemek de mümkün değil.)

Hemen bunların peşi sıra, benzerleri de 2010 ve 2011 için geldi, yani 3 x 3 = 9 mektup etti. Durun daha yeni başlıyoruz :)

Sonra tabii ki kapı gibi sigorta kağıtlarım ile bu hesaplara itiraz ettim. Üzerine 3'er tane daha mektup: "Tamam itirazınız alınmıştır, 15 hafta içerisinde size cevap vereceğiz. O zaman kadar ödeme yapmanıza gerek bulunmamaktadır."

Aradan bir kaç hafta geçti, yeni bir mektup:

- Şimdi biz sizin ödemenizi erteledik ya. Ama derseniz ki 24 taksite bölünsün, o zaman ödemeye başlayabilirsiniz. Sonra alınan karara göre size geri öderiz ödediklerinizi, ya da borcunuzdan düşeriz. Ama isterseniz ödemeye başlamayabilirsiniz de. Ya da kararı beklersiniz, geçmiş ayları toptan öder, kalanı taksitlendirirsiniz. Ama aslında ödemeye başlamanıza gerek yok.

Tabii sonra bir tane daha:

- Biz 2011'i tekrar hesapladık, şu şu kadar ödeyeceksiniz (önceki hesabın yarısı kadar).

(Bu noktada isyan edip 2011 için ne hesapladılarsa ödedim.)

Biter mi? Bitmez:

- 2009 için size ödeme emri yollamıştık, herhalde gözünüzden kaçmış. Bir zahmet şu tarihe kadar ödeyiverin, yoksa ceza alacaksınız.

Bunun üzerine telefon yardım hattını aradım, aldığım cevap: "Ya bir yanlışlık olmuş, itiraz ettiğiniz için bu mektubu almamanız lazım, 5 gün içerisinde sizi arayacağız."

Tabii arayan soran yok, yine mektup var:

- Ödeme tarihini geçirdiğiniz için aldığınız ceza şudur, ödeyin.

Tekrar telefon: " Alla alla, sizin itiraz bizim sistemde gözükmüyor, ben size mektup yollayacağımi oradaki adrese yollayın."

Yine mektup:

- Şu şu sayılı hesaba yaptığınız itirazı bulamadık, 3 hafta içerisinde tekrar yollayınız.

(Tabii bu arada 2012 için yanlış hesap yapıp, onu düzeltmek için tekrar mektup yollayıp sonra bana 2012 için de 2011 borçlarını çıkartmaları da +4 mektup).

En sonunda 2. kez isyan edip ne kadar mektup varsa toplayıp vergi dairesine gittim, görevli amcayla oturup konuştuk. Sonuç: "Sen bize tekrar bir mektup yolla, halledelim."

Veee bütün bunlar üzerine dün gelen mektup:

- Bu sene kapasitemin üzerinde bir miktarda itiraz mektubu aldığımızdan, sizin itirazınızı önceden belirttiğimiz zaman dilimi içinde değerlendiremeyeceğiz. Bu yüzden ek süre talep ediyoruz. Lütfen ekteki formu doldurup imzalayıp bize geri postalayalın.

Sanırım bu son mektuba cevabım şu olacak:

- Bu sene sizden kapasitemin üzerinde bir miktarda mektup aldığımdan dolayı bu talebinizi değerlendiremiyorum. Lütfen 3 ay sonra tekrar deneyiniz.



PS: Hiç değilse bu sayede ister yazılı ister sözlü olsun Hollandacam ilerledi.



27 February 2012

Eda vs. Vega

Artık sadece konserlerinden haberdar olsak da (https://www.facebook.com/VegayadaVega), hala güzel eski şarkılar... Öyle olur zaten gün uyanırken...


31 January 2012

Eda vs. 1000 Euros

The highlight of the last week was me winning 1000€ cheque from MediaMarkt.



Every year around end of January, there is a tax-free shopping action from MediaMarkt. This year, besides the %19 discount, they organized a prize draw called VIP Shopping, so that one person would get 1000€ for each store they have in the Netherlands. It was quite easy to attend: You just needed to give permission to an application on Facebook and fill in a form, including the reason why they need to select you and not somebody else :) The reason I wrote was as following: Because I can buy V.I.P. (Very Innovative Products) only in MediaMarkt. Apperantly this reason worked and they selected me as the winner from Eindhoven!

On Wednesday, the day that they supposed to announce the winners, I saw on Linkedin that the director of Eindhoven store checked out my profile. - Yes Linkedin is the new "peek into personal life" platform, after everyone got obsessed with their privacy level on Facebook!- There was a small hope building up, but I thought they were making kinda background check, to eliminate "fake" participants or so... Around 18:30, I got a missed call when I was on my way from work to home. I thought it was my landlord calling me to update about the renovations in the house and simply ignored :P But when I arrived home, I saw the list of winner on the Facebook, with the name of Eindhoven-winner missing!

This was the point I realized that I won but I am about to lose because of not answering the call! So I started to call back like crazy all the numbers related to MediaMarkt Eindhoven! No reply... After 1 hour of panic, my phone ring. It was the director of the Eindhoven store to make an appointment with me for the 1000€ shopping :) I got so excited that I forgot how to talk in Dutch and started to blabber in English :P So we made an appointment for the Friday evening.

When I told my colleagues and friends about the deal, there were many suggestions about what to get. Here is the "options" list:
- TV, as big as possible. So that my 10 sqm living room becomes a walk-in-TV. Or I can keep it at the neighbours living room.
- A sound system, so that the TV will not feel lonely. And watching TV becomes a communial act shared with all the people in the building.
- And of course a Playstation 3.
- Electric BBQ & Beer tap. Do I need to mention the gender of the ones who suggested this?
- Various Apple products, even better to have 2-3 different ones. or to wait for iPad 3...
- Philips Wake-Up or Ambiance Lights, totally not my taste.
- Espresso machine, nice option where I spent all night looking for machines and getting lost in barista discussions.
- Philips Lumea, promising...


On Friday evening I went to the shop (after 1.5 hours of trying to spend time in the city). It was very very crowded! I told to the girl at the entrance that I was the winner of the VIP Shopping. She did not seem like believing in what I am saying, but called somebody else just in case. So, the director and another employee form store management came to meet me and to take pictures :) I did not get champagne, breakfast, flowers or a limo-ride as other VIP Shoppers from other stores, but a personal asisstant to help me through the Friday-evening-discount craze! People were literally fighting for TV's and other huge-sized expensive electronics. Eventually I managed to select a TV as well (Samsung UE 37 D6200), but it was not in the stock. The second address was for the espresso machines. After viewing ultra-automatic-one-button-cappucino makers, I decided to go for a more classical model from Magimix. Probably it is not the best ever, but a good start :) And I got an unexpected Philips Sonicare toothbrush with the last bit of my cheque, thanks to the guy telling me about it in a very passionate way.

My new espresso machine :)

It was very amusing to spend 1000€ in one hour without feeling my pockets getting lighter :) Thank you for the nice experience and amazing & fun assistance !


12 January 2012

Eda vs. Cookbook

Bu arada kendimi sezonluk pasta-börek işlerine verdiğimden, geçen sene tesadüf üzeri aldığım muhteşem yemek kitabımdan da bahsetmenin zamanı geldi.

Kendisi mutfağın Incili olarak tabir edilen bu kitabın adı: The Conran Cookbook. İçinde çok fazla tarif yok, ama olanlar çok başarılı. Bunun haricinde besin maddelerini, çeşitlerini, hazırlanışlarını ve hatta mutfak aletlerini birer birer anlatıyor. Un çeşitlerinden taa ıstakoz pişirmeye her bir şey var. Başka tariflerde görüp de "bu ne yaaa" dediğim her şeyin açıklamasını bulabiliyorum, hastasıyım. Amazon'un sayfasında neden bu kadar uçuk fiyatlara satılıyor onu anlamadım ama...

Ondan başka, bu Türkiye seferinde şu kitabı edindim: Çorbanın Kitabı . Daha içindekileri denemeye başlamadım, kek-mek faslı bitsin öyle. 

Çok süper nohutlu bamya yaptım, o ayrı...




10 January 2012

Eda vs. Doğum günü

Yaşlar dizisine bir tane daha eklerken, Hollandalıların acayip doğum günü geleneklerinden bahsetmek lazım gelir.

Şimdi bizim bildiğimize göre doğum günü olan insan şımartılır, hediyeler alınır, mümkünse dışarı götürülür, pasta kesilir ve hiçbir şey ödemesine izin verilmez. Bir nevi "Sen hayatımızda olduğun için mutluyuz." demeye gelir.

Hollanda'da ise işler biraz farklı işliyor. Bir kere doğum günü sahibi olarak pasta - kek yapıp lab'a ya da ofise götürmek icap ediyor. Akşama da arkadaşlara içki & abur cubur ısmarlamaca. Çok yakınların harici hediye almaca da yok. Yani "Dünyaya geldim ama yanımdakiler olmadan çekilmezdi, teşekkür etmek lazım." durumu. Ya da acaba çevredekiler "Bu kadar katlanıyoruz sana artık bir hayrını görmek lazım." demeye mi getiriyorlar?

Neyse, uzun sözün kısası ilk defa balkabaklı tart pişirdim, yarın ofise götüreceğimdir. Tarif de burada: http://www.bbc.co.uk/food/recipes/pumpkinpie_70659